Thursday, 30 December 2010

yeniyilyeniyilyeniyil

Yeni yila bir kala yine huysuzlugum uzerimde. Bir yilbasi gecesini daha dostsuz ve kahkahasiz, sessiz, sakin ve uykulu gecirecek olmanin huysuzlugu biraz bu belki. Belki iki haftadir spor yapamamis olmamin ve spor salonunun bir hafta daha kapali olmasinin verdigi daralti ve basliycam noelinize dedirten uzuuuun tatil.
Kar buz demeden, eksi 3 derecede usenmeyerek sabahin korunde kosuya cikan komsularimin bunu beni sinir etmek icin yaptiklarini dusunuyorum her sabah. O derece huysuzum. Ve yine karda buzda bisikletleriyle ana yollara cikip trafigin icine eden kasaba sakinlerini siddetle kiniyorum hergun.
Keske ben de saglikli yasamakla ilgili bu derece takintili olabilseydim. Oysa ben noel hediyesi olarak gelen kutu kutu cukulatayi, sise sise sarabi hergun istahla mideye indirip, bol kalorili yemekler yapip, yiyip icin yan gelip yatiyorum. Son on gundur tatilde olan babanla bu konuda birbirimize hep kotu ornek oldugumuzu dusunuyorum. Aslinda bir insan, ozellikle kadin, boyle tikinip tikistirip, beli lastikli pantolonlarla evde dolaniyorsa tehlike canlari caliyor demektir:) Neyse ki kilo almaya fazla meyilli olmayan (simdilik) bunyemize yaslanarak bir tatili daha atlatmak uzereyiz. Tabi yeni yila yeni yil kararlari olmadan girmek olmaz. Yeni yilda detox yapilacak. Az yenilecek, az icilecek, spor yapilacak ( Bu herhalde evrensel olarak en populer yeni yil kararidir). Yeni yilda huysuzluga paydos! :) Bol bol gulunup eglenilecek!

Tuesday, 21 December 2010

Tahmin ettigim gibi ucusum iptal oldu. Uzuldum diyemem...

Ne akla hizmet son geceye biraktigim powerpoint sunumu(insan yaslandikca akillanmayadabiliyor), ingilizce klavyede turk okuyucuya hitaben yazdigim yazilarda turkce karakterlerin teker teker bulunup eklenmesi gerektigini farketmem uzerine tahminimden on kat daha uzun surdu( ah su mukemmelliyetci kisiligim yok mu:)). Ardindan nihayet yorgun gozlerle bavul hazirlamaya koyuldugumda durup durup senden ayrilacagim ani hayal edip aglamakli oldum ve dolayisiyla yataga yattigimda da uyuyamadim. Derken karnimda bir gurultu, bi siskinlik bi tuhaflik, bi bulanti...Donuyorum olmuyor, sirt ustu yatiyorum olmuyor. Ya yedigim birseyden zehirlenmisim ya da biryerden mikrop kapmisim. Geceyi banyoda gecirdim. Titreyerek ve soguk terler dokerek. Berbat bir geceydi. Sabahin ilk isiklarinda sizdigimda zaten yolculuk icin kalkip hazirlanmam gereken saatti. Neyse ki BA kisa mesajla ucusun iptalini bildirmisti. Boylece gonul rahatligiyla uyuyabildim...sen uyanana kadar tabi. 1-2 saat kadar:) Baban da uyandiginda ayni dertlerden muzdaripti. Gunun cogunu yatay gecirdik malesef.

Buyuklerimiz "her iste bir hayir vardir" derler minik kusum. Bazen hak vermemek elde degil.

Saturday, 18 December 2010

Letitsnowletitsnowletitsnow

Pazartesi sabahi Istanbul'a gitme planlarim karlar altina gomulmus durumda. Yakin gelecekte gerceklestirmeyi umdugum mesleki hayallerimle birlikte:( Su an 15-20 cm kar var disarida ve hala yagiyor. Trafige cikmak akil kari degil( dunku macerali yolculuktan sonra hele asla), ucuslar iptal...
Bugun carsiya gidip geldim yuruyerek. Donusumde kardan anne olmustum seni baya guldurdum.
Karli bir havada yurudukten sonra eve gelmek gibisi yok. Evin sicaginin yuzune vurmasi, birinin sana cay hazirlamasi... Bu tatil hep birlikteyiz gibi gorunuyor. Tadini cikaralim. Yarin bahcede kardan adam yapalim, kizakla bayirdan asagi kayalim.

Saturday, 11 December 2010

spooky feeling!

Kendi deneyimlerime dayanarak soyluyorum, insan ancak anne olduktan sonra kendi annesini gercekten anlayabiliyor.Ve gun gectikce ona daha da cok benzediginin farkina varmak...ne tuhaf duygu.

Tuesday, 7 December 2010

Festive Season nightmares



Gectigimiz haftasonu itibariyle evimizde Noel heyecani baslamis bulunuyor. Agacimiz suslendi, salonun bas kosesine kuruldu. Buyuk bir alisveris merkezine gidilip, butun gun cigliklar atarak oraya buraya saldiran bir minik cadinin pesinde kosulup hicbirsey alinamadan geri donuldu. Uzerine bir de isiklardan, suslerden ve oyuncaklardan beyni kamasan 19 aylik canavarin arabada yol boyunca bagirmasi eklenince, ruhsal ve bedensel sagligimizin korunmasi goz onunde bulundurularak bundan boyle online alisveris yapilasinda karar kilindi! Ho ho ho yasasin internet!
Noel agaci, daha evimizdeki ikinci sabahinda hazin bir sekilde devrildi ve susleri dokuldu. Devrilen agacin altinda her nasil olduysa minik bir canavar bulundu! Kanepenin tepesine tirmanip agacin dallarini cekistirdigi tahmin ediliyor! Tekrar eski haline getirilen agacin, onumuzdeki 17 gun boyunca basina daha neler gelecegini merakla bekliyoruz.


Wednesday, 1 December 2010

Love Sheepskin

Bugun evden ciktik hava -3 dereceydi. Donduk. Simdi Istanbul'un hava durumuna bakiyorum...22 derece, Bursa 24! Evet yine Ingiltere'nin lanetli havasina saydirmak istiyorum. Bu sefer aglamak istiyorum, hatta kis uykusuna yatmak istiyorum. hayir, cok denedim, soguk havada mutlu olamiyorum! Icleri yunlu koyun derisi botlarin ve terliklerin yanisira koyun derisi paltolar hatta koyun derisi donlar bu sene cok modaymis. Nedeni malum. Ben ayrica koyun yununden direksiyon kilifi almak istiyorum! Ve koyun yununden koltuk kiliflari! Tabi isitmali koltuklari olan bir araba alana kadar:) Hmmm neden olmasin...Eger hersey planladigim gibi giderse cok yakinda kendi isimin patronu oluciim. Yeni yilda gerizekali insan kaynaklari memurlariyla ugrasmak yerine kendi sirketimin basinda, kendi isime bakiyor olucam. Belki birgun zengin bile olurum. Belki birgun yilin iskadini secilirim ve odulumu sana ithaf ederim bana bunyemde dogustan eksik olan azim ve cesareti verdigin icin. Bunlari dusunmek bile beni keyiflendiriyor. Bak birden nesem yerine geldi. Su tuylu terliklerimi mikrodalgaya atip isitmak( evet yasliyim biraz, ayaklarim usuyor) , sonra guzel bir sicak cukulata yapip keyfime bakmak geliyor icimden su an. Varsin buz tutsun heryer, evimiz sicacik.xxx

Tuesday, 23 November 2010

Az once bir ucak bileti aldim. Ama su an cok pismanim, ellerim titriyor, karnim agriyor... 5 gun 5 gece senden ayri nasil yasarim ben!!!

Thursday, 18 November 2010

Welcome to the world of role playing

Babanla ben sana yeni yil hediyesi olarak bir ev aldik. Artik camasirdi, bulasikti...cok isin var cok. Misafirin de hic eksik olmuyor. Annen cat kapi geliyor. Cay demle, kek pisir...Yetmezmis gibi bir de bebekler ve ayiciklar var durmadan sut ve oyun isteyen! Kolay gelsin bitanem. Gule gule otur!

Istanbul

Evin içinde bir oda, odada İstanbul

Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul

Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı

Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul

Bu ne biçim su, bu nasıl şehir

Şişede İstanbul, masada İstanbul

Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık

Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul

İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım

Nereye gidersen git, orada İstanbul.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

Wednesday, 17 November 2010


Sana değdiğinden beri ellerim, bütün kış dallarımda tomurcuklar var...

Friday, 12 November 2010

Simple life

Annenin basit hayatindan kareler;

Yoga dersinin relaxation kisminda bir turlu relax olamamasi! Birkac yabanci kadinla beraber yerde yatiyor oldugunun bilincinden cikamamasi, yoga hocasinin sessizce gelip sirtina masaj yaptigi anda kazara gaz cikarirsa nolur dusuncesini kafasindan atamamasi, aklindan gecen daha birsuru sacma sapan sey ve uyumamak icin kendini zor tutmasi sonucunda o on dakikanin gecmek bilmemesi!

Cok cani cekip aldigi kestaneleri oylece firina atmasinin ardindan kestanelerin firinin icinde gurultuyle infilak etmeleri! Dus kirikligi ve kestanelerin mutfaga yayilan dayanilmaz kokusu ile gozu donen annenin geriye kalan son saglam kestaneyi istahla isirmasi, o anda agzinda patlayan kestanenin sokuyla ve dudagindaki yanikla kalakalmasi:(

Friday, 5 November 2010

Sonbahar



Cogu gun yagmurdan ve ruzgardan dolayi disari cikamasak da sonbahari seviyoruz. Dokulen yapraklari tek tek inceleyip, en sekilsiz, camurlu ve bocekli olanlarini secip, toplayip evimize getiriyoruz:)

Gunluk yasamimizdan bir kesit


Bugun kafamizda donla dolastik:) Canimiz oyle istedi cunku!