


17 gunluk Turkiye tatilimiz bir cirpida gecip gitti ve ben sana yine yagmurlu ve gri bir Marlow sabahindan sesleniyorum birtanem. Artik gelenek halini aldigi uzere yine memleketten sesleri getirdim yanimda. Hasret dolu, gurbetci yuregimi bu kez Sevval Sam'in Has Arabesk albumu ile besliyorum:) Babana ve sana kultur soku yasatmamak adina muzigin sesini olabildigince kisik tutuyorum.
Erdek'te gecirdigimiz huzur dolu gunlerin, Mudanya'daki raki baligin tadi damagimda kaldi. Istanbul ise agzimda buruk bir tad birakti bu kez. Yabanciydi sanki bana. Ama Istanbul'un bendeki yeri ayri. Bu sarki da O'na gelsin :)
Ardinda yine yasli gozler (nenni ve dede) biraktin yavru kusum. Guzel anilar ve guzel fotograflarla bu tatil de arsivlerimizde yerini aldi iste.


Birkac gun sonra seninle hic bilmedigimiz bir sehri kesfetmek uzere Bruksel'e dogru yola cikiyoruz. Watch this spot diyorum ve tombul yanaklarindan opuyorum. xxx