Sunday, 23 May 2010




Bugun Ingiltere'de gordugum en sicak gundu. 27 derece civarindaydi sanirim. Ama ben burda yasadigim sure icinde ingilizlesmis olucam ki bana da biraz fazla sicak geldi sanki!
Iste bugunumuz boyle gecti...

Thursday, 20 May 2010

Balikli laf salatasi

Kocasinin is gezisinde olmasini firsat bilen bu kadin yine gec saatlere dek internette manasizca dolanmis, sacma sapan bir turk dizisi izleyip gereksizce vakit oldurmustu. Ve yine kocasinin evde olmamasini firsat bilerek her aksam balik ve salata yiyordu. Onun gibi balik delisi biri nasil olmustu da baliktan ve hatta tum deniz mahsullerinden nefret eden biriyle evlenmisti!
Baligimdan sana da bir parca ayirdim. Insallah sen agzinin tadini biliyorsundur.
Son zamanlarda sushiye de merak sardim. Annem burdayken onu sushi yemege goturdum. Hayatinda ilk defa sushi yiyen annemin ilk yorumu soyle oldu: "ee ben sushi istedim bana somon getirmisler! " yemegin uzerine sarfettigi diger bir guzide yorumu ise " -aa guzelmis valla! ben sushiyi cig balik zannediyordum. Neyse ben yazinca komik olmadi simdi. Sen buyuyunce annenle alay etme tamam mi bebisko :)
Sabah yine bes gibi uyanacagini, nedense beni de uyandirmak icin elinden geleni yapacagini, uykulu gozlerle yatagimdan kalkip odana girdigimde keskin bir kokuyla irkilip kendime gelecegimi bildigimden satirlarima burda son veriyorum.

Bu arada cay, kahve falan hikaye, sabahlari uyku acmanin en etkili ilaci kaka kokusu:)

Erdek

Gecen gun burda nadir rastlanan birsey oldu, ilik bir ruzgar esti. Icinde sanki zakkumlarin. incirlerin, zeytinlerin sicak ve tatli kokularini getirdi burnuma. Bir an kendimi Erdek'te hissettim. Neden Erdek bilmiyorum. Kayda deger bir guzelligi yoktur aslinda. Hatta sen buyuyene kadar Erdek kocaman bir bok cukuruna donmus olabilir buyuk ihtimalle. Gecen sene sen 3 aylikken goturdum seni Erdek'e. Cocukken bisikletle dolastigimiz, oynadigimiz yollarda, gencken sakalastigimiz, dertlestigimiz, sarkilar soyledigimiz sahillerde bebek arabasi itiyordum. Enteresan bir duyguydu. Hatta o sahillerde bir sabah oturup bebegim isilik oldu diye hungur hungur agladim:)yasli teyzeler gelip teselli etmeye calistilar beni. ama sen agliyordun ve ben dunyanin en mutsuz insaniydim. Erdek'i ozel yapan anilardan baska birsey degil. Ayni sahil, ayni manzara, devasa deniz analari ve fonda ben... sevdim sevilmedim,terkettim, yok terkedildim, uhhuuuuuu derken bebegim isilik olduuuu:)

Tuesday, 18 May 2010

Iddia ediyorum dunyanin en zor isi bebek tirnagi kesmek!
Sut alerjin tarihe karisiyor bitanem. Ilerde unutur, lafini bile etmezsek diye burda yaziyorum hatirlatmak icin. Senin bebekken inek sutune alerjin vardi. Bu yuzden ben de 12 ay boyunca sut ve sut mamullerinden uzak kaldim. Fekat en son testlere gore yakinda sen de, ben de, bi ayran olsun bi kasarli tost olsun lupletebilecez cok sukur.
Ilerde arkadaslarinla manasiz sohbetlerinde yeri gelir bahsedersin veyahut kendi cocugun olur o zaman konusu acilir.Iste aklinda bulunsun.
Mucxxx

Sunday, 16 May 2010

Simit

Gurbetteyken insan bircok seyi ozluyor dogal olarak. Ben en cok simit yemeyi ozluyorum. Kahvaltida simit-cay-krem peynir uclusu, hele bir de bogaza karsi olursa... gerci bogaza karsi bok yesen de olur. Tamam, ozlediklerim listesinde bir numara, ( aile ve arkadaslardan sonra) bogaz. Iki numara simitli kahvalti diyelim. Kac kere evde kendim yapmayi denedim ama yok olmuyor ayni tadi yakalayamiyorum.
Bunu bilen annem her geliste bana 10-15 tane simit getirir. Sokak simiti olucak ama. Ben de atarim dondurucuya, sonra sabahlarimi senlendiririm bazi bazi.
Bu sabah simitime bir talip daha cikti! Benim minnosumun kaninda varmis meger. Gorur gormez yavsadi simitime. Simitimi kendi yavruma ellerim titreyerek verdigim icin muhtemelen cehennemde yerim ayrildi su sabah itibariyle:) Ama hakli nedenlerim var! Annem gideli 3 hafta oluyor.Getirdigi simitlerden sadece 2 tane kalmis! Benim Turkiye'ye ne zaman gidecegim belli degil. Ayrica annem o simitleri getirirken de, ben onlari hizla mideye indirirken de sen hesapta yoktun.
Yillar once bir gun ucakta yanimda oturan adam, Londra'ya simit dunyasi acmaya gidiyorum demisti. Nasil olmus bilmiyorum ama burda tutmamis o is galiba. Gidiyorum Londra'ya heryer donerci dolu bir tane simit dunyasi yok:(

Monday, 10 May 2010

Your first Trike...Already!


Dogum gunu hediyen elimize ulasmayinca paramizin iadesini istedik. Babanin en nefret ettigi iki tip insan vardir.1- isini iyi yapmayanlar, 2- mal gibi araba kullananlar
( mal gibi araba kullanip, karisi olmayanlar daha dogrusu). Tabi bu durumda satici firma ile ilgili sert bir yorum yazdi.

Tahminimce kendi kendine, bir firma kurarim, adini Wendy'nin Evi koyarim, internetten oyuncak satarim iste bundan kolay ne var laylaylom seklinde is hayatina atilan Wendy, isler biraz hareketlenince eli agagina dolanmis, anyayi konyayi henuz algilayamamis saskoloz diye nitelendirebilecegimiz bir hatun. Yazdigimiz bir yigin emaile ve telefonlarimiza gunlerce cevap vermemis, sonra aman efenim gunde 200 tane email aliyorum da takip edemiyorum diye salak bir cevap yazmis. Neyse en sonunda paramizi iade etmeyi becerebildi, baban da yorumu dosedi guzelce amazondaki sayfasina. Simdi de cikmis hatun rusvet teklif ediyor. Negatif yorumlar islerini kotu etkiliyormus da hediye verirse yorumumuzu siler miymisiz. Bak bak:) Burda( Ingiltere'de) sert yorumlar bile kibar tabiiki. Turkiye’de olsa… bir isi ya adam gibi yap ya hic yapma, o hediyeni de…

Neyse biz dun gittik sana uc tekerlekli bisiklet aldik. Ben, benim kizim daha miniminnacik nasil bisiklete binsin diye debelendim biraz ama kutunun uzerinde 10 ay ve uzerindeki bebekler icindir yaziyordu. Bu bilgiye gore benim minik kizim buyumus, bisiklete binecek yasa coktan gelmisti:(
Bahcede bir deneme surusu yaptik hemen. Sen, bisikletinin uzerinde magrur bir prenses edasiyla biz hizmetkarlarini selamladin...

Friday, 7 May 2010

Guzel olan kazansin!

Ingilizlerin en sevdigim yonlerinden biri kayitsiz sartsiz konusma ozgurluklerinin olmasi. Adamlar alenen kraliyet ailesiyle dalga gecebilirler, politikacilara kufredebilirler. Bizde olsa kan cikar. Onlar gulup gecerler.
Ben genellikle ingilizlerin kendi kendilerine saydirdiklari ortamlarda bana laf dusmez diye dusunerek sessiz kalmayi tercih ederim. Ama burasi benim coplugum olduguna gore istedigim gibi otebilirim. Otuyorum; Bir kere de yuzu gozu duzgun bir allahin kulu gecsin basa kardesim! Prensleriniz de politikacilariniz da herkes tipsiz.Prens Charles saka gibi degil mi allahaskina? Gordon'a insanin bakasi gelmiyor.oyk! Clegg' i secin iste ne guzel baktikca icimiz acilsin. Bi kere de kara kasin kara gozun hatrina secin birini sanki bundan oncekilerin yaptiklari islere, vaatlerine gore sectiniz de noldu?

Iste bu da benim yasadigim ulkenin gundemi hakkindaki nacizane yorumum:)
Evet annen sig bir insan kuzucugum.

Thursday, 6 May 2010

hormondur gecer...

Hamileligin basindan itibaren yaklasik iki sene boyunca( belki de sonsuza dek.bundan emin degilim) bir kadinin hayatindaki fiziksel ve duygusal her degisiklik, her davranisi, her gozyasi ve her kahkahasi bir tek seyle aciklanabilir; hormonlar! ( bu bilgi erkeklerden gizli tutulmalidir!)
Hormonlarin eli heryere uzanir. Hormon giren eve mantik girmez. Besle hormonu oysun gozunu.

boobies

" Off memelere bak" dersen ayip. "Gogusler" demek daha kibar. Ama " Meme emziriyorum " demek normal, gogus emziriyorum diye birsey zaten yok.Ingilizcesi "Breast feeding". "Boob feeding" degil.Ingilizce heryerde rahat rahat "I was breastfeeding" diyebiliyorken, turkce konusurken "meme emziriyordum" demeye utaniyorum. Yani kendi memelerim mevz-u bahisken zor, ama "oha ablanin memeler sahaneymis" derim yeri geldiginde o ayri.

Bu arada memeyi(bak utaniyorum sunu yazarken mesela) nasil biraktiricaz sana bilmiyorum :( Zamani geldi gibi,hi?

Wednesday, 5 May 2010

why bother?

En pahali, en guzel oyuncaklarinla, su camasir sepeti ve mandallar kadar severek oynamadin. Bense hala elimize ulasmayan activity table icin amazon'la kavga ediyorum.

Tuesday, 4 May 2010

hadi artik...


Bir bucuk yil olmus...Birkac kere yeltendim yazmaya ama olmadi iste. Hamileligim sirasinda yazmak istedim. Gecenlerde eski bir dostu kaybettigimde...sonra kizimin dogumgununde...yazamadim bir turlu. Zaten iyi de olmus. Buyuk buyuk laflar ederdim kesin. Olum uzerine, yasam uzerine...

Bunlari okuyorsan bebegim, bil ki annen bi halt bilmez bu muhim konular hakkinda. Buyuyunce bunlari da, ayni anda farkli noktalardan yola cikan trenlerle ilgili problemlerini de babana sorarsin. Baktin olmuyor sen de benim gibi sasirirsin her seferinde.Herseye hazirliksiz yakalanirsin. Mutlulugun da acin da daha sarsici olur ama belki olmasi gereken de budur.

Dedigim gibi ben buyuk buyuk felsefi laflar edemem.Etmemeliyim. Komik olurum. Bu yuzden burda okuyacagin seyler kucuk kucuk, belki luzumsuz ayrintilar.

Sana hayata dair birseyler ogretebilmek istiyorum tabii ki. Ama inan ben de yeni yeni ogreniyorum( Yuh anne diyor olabilirsin su an. Haklisindir da. Ben kucukken annem koskoca bir kadindi. Ama aslinda daha yirmili yaslarindaydi. Evet ben otuz yasinda bir anneyim ve koskoca bir kadin degilim. Bu boyle...) Umarim bol bol vaktimiz olur seninle yasamak ve ogrenmek icin...