Monday, 24 February 2014

A Letter from a Working Mother to a Stay-At-Home Mother, and vice versa/ Calisan anneden calismayan anneye ve calismayan anneden calisan anneye mektup

Dear Stay-At-Home Mum
Some people have been questioning what you do at home all day. I know what you do. I know because I’m a mum and for a while I did it too. 
I know you do unpaid work, often thankless work, which starts the moment you wake up, and doesn’t even end when you go to sleep. I know you work weekends and nights, with no discernible end to your day or working week. I know the rewards are joyous but few.
I know that you seldom have a hot cup of coffee or tea. I know that your attention is always divided, often diverted from a moment to moment basis, and you cannot ever count on completing a task in the one go. I know that you probably don’t get any down time when you’re on your own at home, unless you have a single child who still naps in the daytime.
I know the challenges you deal with daily, usually with no peer support or backup. The toddler tantrums, the toilet training accidents, the food battles, the food on the floor, the crayons on the wall, the sibling rivalry, the baby that never seems to stop crying. I know how the work seems incessant, like an endless cycle – you shop for food, prepare it, cook it, attempt to feed it to your children, clean it off the floor, wash the dishes, and repeat in three hours.
I know you fantasise about having an hour to yourself to eat your lunch in peace, or about having an afternoon nap. I know you sometimes wonder if it’s all worth it, and feel envious of your friends who are having coffee breaks at work. I know that sometimes when your partner gets home in the evening after his work is done, he wants to put his feet up exactly when you need a break the most, and this can bring you to tears. 
I know that you are misunderstood by so many who do not appreciate the difficulties of caring for small children on your own, all day, and refer to you as joining the “latte set”. They imagine you spend your day sipping coffee while your children play quietly. I know you miss your financial independence. I know you feel amused and sometimes annoyed when others proclaim “TGIF!” because to you every day is the same – there is no Friday, no break from your job. I know that many people do not understand that you work – you simply work an unpaid job at home.
SAHM, I don’t know how you do it. I admire your infinite patience, your ability to face each day cheerfully and bring joy into your children’s lives even when they wear you down. I admire your dedication to being a constant presence in your children’s lives even if it isn’t always easy. I admire the way you work without expecting any reward – no promotions, no fame, no salary. I know you want your children to feel important and loved, and SAHM, you do this the best.
I just wanted you to know that I understand. We’re both mothers. And I know.
Love from the trenches
Working Mum
Sevgili Çalışmayan Anne,
Bazı insanlar senin bütün gün evde ne yaptığını sorguluyorlar. Ben biliyorum. Biliyorum, çünkü ben de anneyim ve bir süreliğine de olsa ben de senin yaptığını yaptım.
Maddi karşılığı olmayan, hatta çoğu zaman karşılığında bir teşekkür bile almadığın, sabah uyanır uyanmaz başlayan ve akşam yattığında bile bitmeyen bir iş yaptığını biliyorum. Bitmek bilmeyen bir şekilde hafta sonları ve geceleri de çalıştığını biliyorum. Bütün bunların karşılığının mutluluk verici ama yetersiz olduğunu biliyorum.
Çayını, kahveni nadiren sıcak içebildiğini biliyorum. Dikkatinin sürekli bölündüğünü, herhangi bir işi tek seferde, bölünmeden yapabilmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Halen gündüz uykusu uyumaya devam eden tek bir çocuğun yoksa eğer, gün boyu sakin bir an yakalayamadığını biliyorum.
Gün be gün nelerle uğraştığını, destek alamadığını biliyorum. Ağlama nöbetleri, tuvalet kazaları, yemek savaşları, yere saçılan yiyecekler, duvara sıvanan boyalar, kardeş kavgaları, durmaksızın ağlayan bebekler… Ardı arkası gelmeyen, ucu bucağı görünmeyen bir iş olduğunu biliyorum: Yemek için alışveriş yap, hazırla, pişir, çocuklara yedirmeye çalış, yere dökülenleri temizle, bulaşıkları yıka ve bütün bunların hepsini üç saat içinde tekrar et…
Öğle yemeğini huzur içinde yediğini ya da öğleden sonra kısa bir şekerleme yapabildiğini hayal ettiğini biliyorum. Bütün bunlara değip değmediğini sorguladığını, işyerinde arkadaşlarıyla kahve molası verebilen arkadaşlarına imrendiğini biliyorum. Akşam eşin işten eve geldiğinde, tam da senin dinlenmeye en çok ihtiyacın olduğu anda onun ayaklarını uzatmak istemesinin seni nasıl ağlamaklı hissettirdiğini biliyorum.
Kimsenin yardımı olmadan, bütün gün aralıksız bir şekilde çocukla ilgilenmenin zorluklarını anlamayan birçok insanın seni nasıl hafife aldıklarını biliyorum. Onlar, senin, çocuklar bir kenarda sessizce oynarken kahveni yudumladığını zannediyorlar.
Finansal bağımsızlığını özlediğini biliyorum. Başka insanların hafta sonu geldiği için sevinmesinin seni rahatsız ettiğini biliyorum çünkü senin için her gün aynı: hiç tatilin yok. Maddi karşılığını almadığın, gerçek bir iş yaptığın halde birçok insanın senin çalıştığını anlamadığını biliyorum.
Sevgili çalışmayan anne, nasıl yaptığını bilmiyorum. Sonsuz sabrını, her günü heyecanla karşılamanı ve çocukların seni yorduklarında bile onların hayatlarına neşe katabiliyor olmanı alkışlıyorum. Herhangi bir karşılık almadan, terfi, ün, maaş olmadan çalışıyor olmanı takdirle karşılıyorum. Çocuklarının kendilerini önemli hissetmelerini ve sevgi dolu bir ortamda büyümelerini istediğini biliyorum ve sen, sevgili çalışmayan anne, bunu en iyi şekilde yapıyorsun.
Seni anladığımı bilmeni istedim. İkimiz de anneyiz. Ve biliyorum.
Yolun diğer tarafından sevgiyle…
Çalışan Anne

Dear Working Mum
I know you sometimes get judged by others for leaving your children in the care of others to work. Some people imply that you don’t love your children as much as us SAHMs do, and that it’s best for children to be at home with their mothers.
How can they say this about you? I know you love your children just as much as any other mother. I know that going back to work was no easy decision. You weighed up the pros and cons, long before you conceived a baby. It has always been one of the most important decisions of your life. You thought about this even while you were in high school and were choosing subjects for Grade 11.
I see you everywhere. You are the doctor I take my children to when they are sick. You’re my child’s allergist, the one who diagnosed her peanut allergy. You’re the physiotherapist who treated my husband’s back. You’re the accountant who does our tax returns. My son’s primary school teacher. The director of our childcare centre. My daughter’s gymnastics teacher. The real estate agent who sold our house. What sort of world would it be if you hadn’t been there for us? If you had succumbed to the pressures of those who insisted a mother’s place had to be in the home?
I know you weigh up every job to see if it will suit your family. I know you wake up an hour before everyone else does, just so you can get some exercise done or some quiet time. I know that you have attended meetings after being up all night with your toddler. I know that when you come home in the evening, your “second shift” begins. The nay-sayers don’t understand that you run a household AND hold a job. You come home, cook dinner, bath your children and read them stories. You tuck them in and kiss them goodnight. You pay the bills, do the grocery shopping, the laundry, the dishes, just like every other mother does.
I know that you often feel guilty about having any more time away from your children so you sacrifice your leisure time. I know you can’t bring yourself to take a “day off” for yourself when your children are at daycare. I know you accept that work is your “time off” for now. I know that when you are at work you don’t waste a single minute. I know you eat your lunch at your desk, you don’t go out for coffee, and you show complete dedication and concentration to your job. You chose to be there after all. You want to be there.
I know how discerning you are about who is looking after your children, and that many long daycare centres offer excellent care. I know you only leave your children in a place where you confident they are loved and well looked after. I know that you spend many days caring for your children at home when they are sick, and sacrifice your pay. I know that you secretly enjoy these days, and revel in being able to be with your children.
I know that sometimes you feel guilty about not being there all the time. But WM, I know this. You are setting a wonderful example to your children. You are showing them that a woman can have a career, contribute in some way outside the home, and still be a loving mother. You are showing your daughters that they can do anything they want to do in life. You are displaying strength, endurance, dedication, tenacity, and you do it with so much joy and love.
I just wanted you to know I understand. Because we’re both mothers.
Love from the trenches
Stay-At-Home Mum

Sevgili Çalışan Anne,
İnsanların, çalışmak için çocuklarını başkalarının bakımına bırakıyor olman yüzünden seni yargıladıklarını biliyorum. Bazı insanlar senin çocuklarını biz çalışmayan annelerin kendi çocuklarını sevdiği kadar sevmediğini bile iddia edip, çocuklar için en iyi şeyin evde anneleriyle olmak olduğunu söylüyorlar.
Bunu nasıl söyleyebilirler? Ben, senin çocuklarını diğer her anne kadar sevdiğini biliyorum. İşe dönmenin kolay bir karar olmadığını biliyorum. Artılarını eksilerini bebek olmadan çok önce tarttın. Hayatının en önemli kararlarından biriydi bu… Bunu belki öğrenciyken bile düşünüyordun.
Seni her yerde görüyorum. Sen, çocuklarım hasta olduğunda onları iyileştiren doktorsun. Sen benim çocuğumun alerjisini teşhis eden uzmansın. Sen kocamın sırt ağrılarını geçiren fizyoterapistsin. Vergi ödemelerimizi koordine eden mali müşavirsin. Oğlumun ilkokul öğretmenisin. Kreşimizin müdürüsün. Kızımın jimnastik öğretmenisin. Bize evimizi satan emlak uzmanısın. Sen olmasaydın bu dünya nasıl bir yer olurdu? Ya “bir annenin yeri evidir” diye ısrar edenlere teslim olsaydın?
Her işi, sana ve ailene uygun olup olmadığı konusunda tarttığını biliyorum. Spor yapabilmek ya da biraz olsun kendi kendine kalabilmek için herkesten bir saat erken kalktığını biliyorum. Akşam eve geldiğinde “ikinci mesai”nin başladığını biliyorum. Dışarıdan konuşanlar profesyonel işinin yanı sıra bir de koca bir evi idare ettiğini anlamıyorlar. Eve geliyorsun, yemek pişiriyorsun, çocuklarını yıkıyorsun, onlara kitap okuyorsun. Yataklarına yatırıp iyi geceler öpücüğü veriyorsun. Faturaları ödüyorsun, mutfak alışverişini yapıyorsun, çamaşır, bulaşıkla uğraşıyorsun, diğer tüm annelerin yaptığı gibi…
Çocuklarından daha fazla ayrı kalmanın seni suçlu hissettirdiğini, bu yüzden kendine ait zamandan fedakârlık yaptığını biliyorum. Çocuklarını kreşe bıraktığında işten kendin için izin almayı kendine çok gördüğünü biliyorum. İşe gidiyor olmanın senin için “izin” olduğunu düşündüğünü biliyorum. İşte geçirdiğin saatlerde hiçbir anı boşa harcamadığını biliyorum. Yemeğini masanda yediğini, kahve içmeye çıkmadığını, işine kendini tamamen adadığını biliyorum. Orada olmayı seçtin. Orada olmak istiyorsun.
Çocuklarına kimin bakacağı konusunda kılı kırk yardığını, birçok yuvanın çok iyi hizmet sunduğunu biliyorum. Çocuklarını sadece gerçekten sevilecekleri ve iyi bakılacakları bir ortamda bırakacağını biliyorum. Çocukların hasta olduğunda, belki de o günün kazancından vazgeçip onlara bakmak için evde kaldığını biliyorum. Böyle zamanlarda gizliden gizliye mutlu olduğunu, çocuklarınla olabilmekten büyük keyif aldığını biliyorum.
Her zaman orada olamadığın için suçlu hissettiğini biliyorum. Ama sevgili çalışan anne, şunu da biliyorum ki, sen çocuklarına çok iyi örnek oluyorsun. Onlara kadının kariyer sahibi olabileceğini, evin dışında çalışarak verimli olabileceğini, aynı zamanda sevgi dolu bir anne olunabileceğini gösteriyorsun. Kızlarına hayatlarında ne isterlerse onu olabileceklerini gösteriyorsun. Güç, dayanıklılık, tutku, direnç timsali oluyorsun, ve bunu da sevgi ve mutlulukla yapıyorsun.
Seni anladığımı bilmeni istedim. Çünkü ikimiz de anneyiz.
Yolun diğer tarafından sevgiyle…
Çalışmayan Anne

Pegdoll

23.02.2014

Amelie Ella took her first ever unaided step! You made mummy and daddy very proud tiddles! Xxxx

Wednesday, 12 February 2014

The Feel Good Friend

Definition: A friend, who is immensely successful in her/his career but lonely and utterly unhappy in her/his personal life and dying to get married and have kids. We don't see each other very often obviously because we live in different worlds, but once in a while we get together and say " I wish I was you! ".

Sunday, 9 February 2014

tesekkur

Amelie'ye hamileyken, yuregimin potansiyelinden suphe edip O'nu ya da herhangi bir varligi asla Isabelle kadar sevmemin mumkun olmayacagini, hayatimi birinin mutluluguna daha boyle olesiye adayamayacagimi ve bu yuzden o minik bebege ne kadar buyuk haksizlik etmis olacagimi dusunup agladim sik sik. Ne kadar bosmus korkularim, ne gereksizmis o gozyaslari. O inanamadigim kadar buyuk sevgiyle dolu kalbimin icinden, ayni buyuklukte bir sevgi daha cikiverdi iste ben nasil oldugunu bile anlayamadan.

Gelecekte umarim kizlarimin esleri ve cocuklari icin de, bilim kurgu filmlerindeki yaratiklar gibi devasa sevgi dagarciklari klonlanacak yuregimde. Birini digerinden ayirmamacasina, bir yigin askla dolucak icim.

Tabi bu gelecekle ilgili kisim tamamen kurmaca su an. Belki de oyle olmuyordur gercekte. Bir yerden sonra insan yoruluyordur, sevgisi cogalamiyordur, yeter bu kadar diyordur ve sevmeye gucunun yettigi, kalbinin sectigi insanlarla yasayip gidiyordur, digerlerine bir sahte opucuk, bir kirik gulucuk birakarak.

Hoscakal Babaanne. Gozumu yasli, kalbimi yarali birakmadigin icin belki de tesekkur etmeliyim sana.


Thursday, 6 February 2014

Today is the day Isabelle told me that she wants to be a doctor when she grows up. I know she would be the loveliest, most caring, best doctor ever existed.