Saturday, 24 December 2011

One Christmas Eve

Ailenden birini kaybetmek ne garip duygu. Evin icine heryerde onu goruyorum. Sesini, kokusunu duyuyorum. Iste mutfakta bize meshur portakalli kekinden yapiyor, o koltukta oturmus kitabini okuyor, elinde orgusu sana birseyler oruyor yine, usurum diye hirkasini getirip koyuyor sirtima, kolonyasinin kokusunu duyuyorum sanki, sonra tatil planlarini anlatiyor heyecanla...Aklim oyunlar oynuyor bana. Bir an hicbirsey degismemis gibi huzurluyum sonra birden yoklugu, hic geri gelmeyecegi gercegi cakiyor kafamda...Neyse ki sen varsin bitanem. Baban, deden ve ben senin sayende gulumseyebiliyoruz.Bu Noelde cok ama cok mutlu ol sen olur mu

Wednesday, 21 December 2011

Bugun ogleden sonra saat ucte babaanneni kaybettik melegim.

Seven,ureten,dusunen, paylasan,hayati cok seven bir insandi.

Onu cok ozluyorum.

Tek tesellimiz artik aci cekmedigini bilmemiz.


Bye Bye Mum...Bye Bye Grannny

Tuesday, 20 December 2011

Friday, 9 December 2011

Buyuklerin dilinde adina 'gurur' denilen birsey vardir bitanem. Bu 'gurur' denilen seyin iyi birsey mi kotu birsey mi oldugunu ben bile tam olarak anlamis degilim. Cunku en bariz orneklerinde, insanlar sevdiklerinden uzaklasirlar nedense bu 'gurur' yuzunden.
Aci bir gercegi paylasmak istiyorum seninle bebegim. Dogar dogmaz geldigin, oyuncaklarinla donattigin, evim dedigin, bahcesine kosup oynadigin, iki mutlu dogum gununu, iki guzel noel tatilini kutladigin ev aslinda bir kiralik evdi!!!!!!!
Ve simdi bu evi gercek sahiplerine teslim etmemizin vakti geldi. Daha guzel bir ev ariyoruz birtanem senin icin. Tasinma kismi biraz sikintili olabilir ama yeni evimizde de mutlu olucaz soz.

Friday, 2 December 2011

hasret

gurbette olmak boyle birsey iste bebegim...keske dostlarim yanimda olsa...annem yanimda olsa simdi...

Wednesday, 30 November 2011

Haberler kotu birtanem. Cok ama cok kotu... Babaannenin uzun suredir bizden gizlemeye calistigi hastalik kan kanseriymis. Cok uzgunum...En cok sevdigin, seni en cok seven insanlardan birini bu kadar erken kaybedecegin icin...
Umutlarin yok oldugu nokta, kapkara bir girdap gibi bebegim. Neyse ki sen olanlari anlayip bizim gibi kahrolmak icin cok kucuksun. Gulumsemek icin cok caba sarfediyoruz babanla ben su gunlerde. Sen hayatimizda olmasan bu gucu bulamayabilirdik kendimizde. Iyi ki varsin...

Thursday, 24 November 2011

Babacigin yine Alamanya yollarinda.Yine basbasayiz melegim.

Wednesday, 23 November 2011

Montessori

Bu sabah otoparktan okula dogru yururken arkadasinin annesine dun ziyaret ettigimiz Montessori okulunu anlatiyorum..."Montessori benim prensiplerime aykiri "dedi. Ya ben daha yeni ogrendim oyle bir kavram oldugunu kadin prensip bile gelistirmis bu konuda. Cocuklarimiz ayni yasta. ezildim sanki biraz...

Friday, 18 November 2011

Cocukluk

Affan dedeye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne de adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiç bir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!

Cahit Sitki Taranci


Dolls House

I'd always wanted a dolls house when I was little. I bought a nice big wooden dolls house for you last week. I play with it everyday after you go to bed. Because you just wouldn't let me decorate it the way I like:)

Friday, 11 November 2011

it is 11.11.11 today. just an ordinary day for us

Wednesday, 9 November 2011

Isabelle and her best friend Annie

update

I quit that job I started a few weeks ago. It just wasn't me. I struggled to find anything I like about it except that it was part-time... then I decided to quit.
Chances are... you'll never have a mummy who has a high flyer career and a big salary. But I am back on my Pilates regime, which means you'll probably have a mummy with firm abs and thighs:)

Saturday, 29 October 2011

Thursday, 27 October 2011

benden once..benden sonra...

‎4,373,989,937 people were alive when I was born
4,296,863,250 people were born since me
1,671,596,535 people have died since I was born
As a result, the population today is
6,999,256,651

http://www.7billionandme.org/
www.7billionandme.org
World population reaching 7 billion people is a major achievement. Since 1968, the population of our world has doubled. However, despite major declines in the average number of children per women, population growth is projected to continue at least until the middle of the 21st century. Nearly all of...

Sunday, 16 October 2011

yeni tas yeni hamam

Yarin yeni isimde ilk gunum. Bundan boyle hergun sen krese, ben ise gidicem. Sen kreste 6 saat gecirirken ben toplamda 2 saat kadar araba kullanip, 4 saat calistiktan sonra gelip seni alicam. Sabahlari 1-1,5 saat, ogleden sonralari da 3-4 saat kadar birlikte olabilecegiz. Yani kresteki insanlar seni benden daha cok gorecekler:(

Wednesday, 12 October 2011

We are loving the Peppa Pig app for iphone.

Thursday, 29 September 2011

Weather-wise

British climate is full of surprises this year as always. After pissing with rain all summer and temperatures around 15 degrees, we have been experiencing some extremely gorgeous weather for the last few days. Today it is a whopping 28 degrees!! Shame I have put away all our summer clothes and shoes weeks ago:(
I won't be surprised if it snows soon!

P.S. Misal, bugun piknige gittik gunesin alninda yayildik cimenlere upuzun oh keyfimize diyecek yoktu. Ingiltere'de yuz senedir falan gorulmus olay degil bu Ekim ayinda.

Bknz. Isabelle hanim cimlerin tadina bakarken!






Tuesday, 27 September 2011

Sept'11 / Malaga, Spain










Little bully

-Annecim naptin bugun kreste?
-Pushed a girl! She cried!

Evet Isabelle, itiraf ettigin ve Francis in de bana anlattigi uzere bugun kreste kucuk bir kizi itip tekmelemissin. Onlar da sana 2 dk oturma cezasi vermisler( 2 yasinda oldugun icin 2 dk). Isin kotusu yaptigindan pismanmissin gibi de gorunmuyordun hic. Daha neler gorucez bakalim kucuk cadi.



Thursday, 15 September 2011

Time has come...

Bugun, minik cadinin bebek karyolasindan firar ettigi gundur. Sansli cadi poposunun ustune dusmus baska biryeri incinmemis. Bunu kisa zamanda tekrar deneyecegini tahmin ettigimizden ve sonuclarindan korktugumuzdan, babasi su an bebek karyolasinin kenarlarini sokup normal yatak haline donusturmeye calisiyor. Eglenceli geceler bizi bekliyor anlayacaginiz!

Wednesday, 14 September 2011

Muccxxxx

Benim tatli kizim en sonunda bize opucuk vermeye karar verdi. Dunyanin en tatli duygusu bu olmali. Opucuk verenlerin bol olsun birtanem.

Friday, 2 September 2011

You are my Sunshine, my only sunshine, la la lala

I am giving up on my hopes of having even a few days of proper summer in England.It is September and the green grass in the park is already covered with fallen autumn leaves. Depressing! While our pretty summer dresses have been sitting in wardrobes for so long, we had to wear our coats and long boots on countless occasions throughout this summer. Before we know it the first Christmas ad will appear on TV and that will be it! ( They usually start mid September ) Summer is officially over then:(
We are off to sunny Malaga tonight. To squeeze the last drops of sunshine out of the Summer 2011. You are very excited about going to the beach.

xxx

Saturday, 27 August 2011

My beautiful angel baby Isabelle and her evil twin sister!




fotografla alakasiz ama bugun biri beni yolda durdurup biliyor musunuz kiziniz size cok ama cok benziyor dedi. sevindirdi beni

Thursday, 25 August 2011

Son havadisler soyle;
Bir hevesle aldigimiz festival biletlerinden birini bu sabah itibariyle Ebay de satmis bulunuyorum. %50 kar ettigimi de gururla ekliyim. Babaannen hastalandigi icin seni onlara birakamiyoruz. Dolayisiyla festivale baban bensiz gidecek. Ve hava durumuna bakicak olursak ( 2 gun araliksiz yagan yagmur sonucu dize kadar camura donusen toprak ve uzerine gun boyunca da sagnak yagis) baya da eglenicek!!!
Ispanya tatilimize 8 gun kaldi! Costa Del Sol bekle geliyoruzzzz!

Friday, 19 August 2011

Chill out baby

Anneligi de hirs haline getirenler var. Iclerinden Dunyanin en iyi annesi benim lan sikiysa cik karsima diyen bircok kadin var. Is ortamlarinda fazla hirsli tiplere nasil sinir oluyorsam, iki dk lik muhabbeti kendisinin nasil da mukemmel bir anne olduguna baglamaya calisan annelere de dayanamiyorum! Ornegin 1 yasindaki cocugunu disciye goturdugu, 4 yasindaki cocuguna su ve sut disinda hic sivi vermedigi icin muhtemelen dislerinin olaganustu saglam olacagini, cocuklarina meyve suyu vs iciren annelerin nasil da gerizekali olduklarini sesli dusunen kadin aksam aksam asabimi bozdu.
Yazik aslinda annelere ya. Anne olmak sadece fiziksel degil, akli dengemizi de bozuyor. Herkeste bir kompleks, bir depresyon, bir hirs, bir asabiyet, bir huzun, bir bilmemne...zaten uykusuzluk baslibasina delilik kaynagi. Neyse hadi kizmiyorum artik o hatuna da. Varsin en iyi anne o olsun, dis bakimi konusunda altin madalya onun olsun, dis cikarirken en cok onun cocugu aglamis olsun, en uykusuz geceleri o cekmis olsun, yine de dimdik ayakta duruyor olsun. Pilatesimizi de yaptik geldik aferin bize. Bir aferini hakettik di mi.

Friday, 12 August 2011

Can Yucel

Keske olumsuz olsaydi dedigim insanlardan biri Can Yucel. Bugun O'nun olum yildonumu.


BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY


başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun

bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince

nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..

Can Yücel (21.08.1926- 12.08.1999)

Thursday, 11 August 2011

Riots

Londra'ya fazla uzak olmasak da apayri bir dunyada gibiyiz Marlow'da (http://www.marlowtown.co.uk/). Son gunlerdeki olaylarin ardindan (http://www.bbc.co.uk/news/uk-england-london-14450248) ister istemez ya bu yagmacilar Marlow'a da gelirlerse diye bir korku gecti aklimdan dun aksam. Siyah kapsonlu haydut genclerin Marlow ana caddesinde kosusturup dukkanlari yagmaladiklari dusuncesi...derken kasabamizdaki dukkanlari dusundum...kafamda soyle bir kare olustu; siyah kapsonlu sweatshirt giymis bir yigin genc, ellerinde Cath Kidston'in cicekli el cantalari, The White Company'nin beyaz nevresim takimlari kosusturuyorular ana caddede:) Ya da ellerinde kahve ( skinny latte muhtemelen) fincanlari....Cunku Marlow da oyle elektronik esya magazalari falan yok. Olsa olsa coffee shops, french brasseries, fashion boutiques:) Dolayisiyla yollarinin buraya dusecegini zannetmem. Umuyorum ki guvendeyiz.x

Saturday, 6 August 2011

Wee wee in the potty

Well Done to my little princess!

Bugun biricik kizimin ilk defa lazimliga cis yaptigi gun!!!!

Bu sabah gidip janjanli bir lazimlik aldim sana. Baban da ne luzumu var, bu kadar para verilir mi seklinde yorumlar yapti kendince. Iste bugun hem kizimin basarisi hem de babana ahaahh bu da sana kapak olsun diyebilmis olmam acisindan onemli birgun benim icin.

Son alti aydir evde iki tane (siradan) lazimlik olmasina ragmen tuvalet egitiminde hic yol katedememis olmamiz taktiksel bir sorundu bana gore. Iste bu yuzden piyasadaki en iyi kitabi aldim once. Ama kitabi okumaya vakit bulamayinca daha kestirme bir cozum aramaya koyuldum ve piyasadaki en havali lazimligi almaya kara verdim;) Ve iste sonuc!! Basarilarinin devamini diliyorum kuzummmm. Muuaahhh!xxx
P.S. Peppa Pig donlarinin etkisini de gozardi etmemek lazim bence

Wednesday, 27 July 2011

Seninle Basim Dertte

Bu ogleden sonra giyinmeyi, altini baglatmayi ve uyumayi siddetle reddeden ve su anda yataginda cibildak cibildak uykuya dalmis olan sevgili kizima, Selami Sahin'in unutulmaz bestesini ithaf etmek istiyorum....Uyaninca da gollu, dereli, sulu bir sarki bulur soyleriz artik!


Seninle başım dertte
Ne yapsam bilmiyorum,
Canımdan bir parçasın ,
Söküp atamıyorum.

Hergun değişiyorsun,

Avutuyorsun beni,
Bir bilmece gibisin,
Çözemedim ben seni.

Tuesday, 26 July 2011

Dun sabah seninle bogusurken sirtimi incittigim icin 2 gundur pek bir muzdaribim.Oturamiyorum, kalkamiyorum, egilemiyorum, seni kucagima alamiyorum. Sabah baban ise gitmesin diye yapmadigim numara kalmadi ama ise yaramadi:(


Friday, 22 July 2011

Ooops!

Arabamla uc tekerlekli bisikletini ezdigim icin cok ozur dilerim birtanem:( Sana daha guzelini alicaz soz! Onu da garajin onune park etme olur mu?

Thursday, 21 July 2011

8 dk

Yeni aldigimiz miknatisli Peppa Pig kitabinin fiyati... £6.99 . Sen o kitapla tam 8 dakika boyunca oyalanirken benim mutfakta ayagima dolasilmadan yemek hazirlayabilmemin keyfi...paha bicilemez!

Tuesday, 19 July 2011

You are hard work Belle!

Long car journeys bring mummy and daddy a bit closer. I'll tell you why. Because you stubborn little witch scream for hours and hours in your car seat and we are the only two people on earth who can remind each other why we shouldn't stop in the middle of the motorway and dump you on the side of the road!!! Because we love you!!! And we know that you'll fall asleep eventually!!! ( and you'll look just like and angel when you do) Then we would just hold hands and seek for strength in each other...You are hard work Isabelle!! Yes you are. But we love you. Love you. Love you. Love you...

Thursday, 14 July 2011

A short article by Seth Godin

(No, mummy isn't aaalways thinking about you.She has other interests, too. Like professional ones. I read a bunch of marketing related articles everyday. Here is a good one).

Half life

We define half-life as the rate of radioactive decay. The half life is how long it takes half the material you have to decay. The half life of a substance might be a few seconds or a few years. Since Carbon 14 has a half-life of more than 5,000 years, it's easy for us to date how old something is.

Other things have half-lives as well.

The sales cycle of the typical popular book, for example, has a half-life of about two months After two months, the book will probably have made half of all the sales it will make in its entire lifetime. For an internet viral sensation, the half-life is probably closer to six hours, measured from the moment the traffic peaks.

Every once in a while, something in the media violates this rule. To Kill a Mockingbird, for example, has a half-life of perhaps fifty years.

The art is deciding whether or not your project has hit a natural peak or whether new investment and energy can boost it to a new energy level...

http://sethgodin.typepad.com/seths_blog/2011/07/half-life.html?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+typepad%2Fsethsmainblog+%28Seth%27s+Blog%29

Wednesday, 6 July 2011

Big Dilemma


Gitmeli mii gitmemeli mii? Yoksa Ingiltere havasina hic guvenmemeli miii?
Gecen seneki camur banyosunun ardindan bir daha bu memlekette festivale giden top olsun gibi boyumdan buyuk laflar etmis olabilirim:) Ama festival vakti geldi mi iste can bu cekiyor.Bu yilki line up da agizlara layik. The Strokes, Pulp, Seasick Steve,Muse, Elbow benim favorilerim. Babanin Uni yillarindaki favori grubu olan Madness bile var (baya yaslilar tabi bunlar dogal olarak:)).

Tabi bu karar sana gun ve gece boyunca bakabilecek birilerini bulabilmemizle dogrudan alakali.

Tuesday, 5 July 2011

Gecmise mazi mi derler

Universite yillarinda bir gun, bir filmden etkilenerek olsa gerek, bir arkadasimla zaman kapsulu yapmistik. Bir kutunun icine o an bizim icin degerli olan birseyler, muhtemelen komik birseyler ve bir de ses kaydi koymustuk. Bu olayi hayal meyal hatirliyorum. Ama o kutuyu nereye gomdugumuzu hic hatirlamiyorum. Hatirlayamiyorum. 10 sene, belki 20 sene sonra o kutuyu bulup gulumseyerek maziyi hatirlayacagimizi hayal etmistik. Onun hayata genc yasta veda edecegini, benim de hafiza kaybina ugrayacagimi tahmin edememisiz. Yazik. 20 yasindaki Meric simdiki bana neler soylemisti acaba...

Saturday, 25 June 2011

Tatilin ardindan





17 gunluk Turkiye tatilimiz bir cirpida gecip gitti ve ben sana yine yagmurlu ve gri bir Marlow sabahindan sesleniyorum birtanem. Artik gelenek halini aldigi uzere yine memleketten sesleri getirdim yanimda. Hasret dolu, gurbetci yuregimi bu kez Sevval Sam'in Has Arabesk albumu ile besliyorum:) Babana ve sana kultur soku yasatmamak adina muzigin sesini olabildigince kisik tutuyorum.
Erdek'te gecirdigimiz huzur dolu gunlerin, Mudanya'daki raki baligin tadi damagimda kaldi. Istanbul ise agzimda buruk bir tad birakti bu kez. Yabanciydi sanki bana. Ama Istanbul'un bendeki yeri ayri. Bu sarki da O'na gelsin :)


Ardinda yine yasli gozler (nenni ve dede) biraktin yavru kusum. Guzel anilar ve guzel fotograflarla bu tatil de arsivlerimizde yerini aldi iste.



Birkac gun sonra seninle hic bilmedigimiz bir sehri kesfetmek uzere Bruksel'e dogru yola cikiyoruz. Watch this spot diyorum ve tombul yanaklarindan opuyorum. xxx

Sunday, 5 June 2011

darallardayim yine bebek

Isik hiziyla seyahat ne zaman mumkun olucak aceba? Butun gun bavul taplamalar, sabahin dordunde yollara dokulmeler, saatlerce kuyruklarda beklemeler, ucaktan in, taksiye bin, ordan in feribota bin, arabaya bin,vs bunlar ne zaman tarihe karisacak? Yeter artik! Omrum yollarda geciyor!

Friday, 3 June 2011

Arada isyan etsek de, popomuzu koyucak yer bulamasak da bazen, seviyoruz aslinda bu kargasayi, bu daginikligi bebegim.

On bahcede parkettigin uc tekerli bisikletini, cicek sulama kabini, scooterini, buzdolabinin kapaginda sergiledigin sanat eserlerini ve komik fotograflarini, annen yemek pisirirken ona yardim edebilmek icin mutfagin ortasina tasidigin sandalyeyi, kitaplarini, kucuk fincanlarini, caydanligini, tepsini, bize cay ve kek servisi yapmani, mutfaginda sahte yemekler pisirip onlari agzimiza tikmaya calismani.... saymakla bitmez sevdigimiz seyler.

Sevmedigimiz ( bizi deli eden) seyler arasinda ise sunlari sayabiliriz; salonun ortasindaki lego dagi, saatlerce arayip en olmadik yerlerde buldugumuz puzzle parcalari ya da oyuncak bebeginin corabi! Yatagimin basucunda kendi kitaplarim yerine Peppa Pig kitaplarini bulmam, kendi kitaplarimi genellikle basucumdaki diger seyler ile birlikte yatagimin altinda bulmam, cep telefonumu,anahtarlarimi ya da cuzdanimi bulamadigim icin bazi gunler gidecegim yerlere gec kalmam ve sonunda bunlarin oyuncak sepetinden ya da oyun evindeki firindan cikmalari!! ...gibi kucuk seyler iste bir tanem. Bakma sen sikayet etmemize muhim seyler degil bunlar. Hayatimizin tadi tuzu:)

xxx



Thursday, 2 June 2011

Aaaaaarrrrrrgggghhhhhhhhh!!!!!!!!!!

Kitaplar, dergiler, Dvd ler, Cd ler, fotograflar, kartpostallar, oyuncaklar, kirli camasirlar, temiz camasirlar, yine oyuncaklarrrr.....heryerde..heryerde!!
Bizim evimiz de sonunda o evlerden oldu!

Tuesday, 31 May 2011

Haftaya bugun Istanbul'dayiz heyyooo!!! Sonra bir hafta Erdek'teyiz heyyoooo!!!

Monday, 23 May 2011

The magic word

It didn't take you long to realise that you can get anything you want when you say 'please'."mummy choco...pleeeaaase". Little miss smarty pants. You know it just melts my heart.

Wednesday, 18 May 2011

icguveysinden hallice

Hastayim, usuyorum, sicak havalari ozledim, Istanbul'u ozledim, annemi, arkadaslarimi ozledim,uhuhuhu...

Sunday, 15 May 2011

Mummy is homesick :(
They say you will double your current height by the time you are an adult. Must measure you soon.

86 cm now . So you are supposed to be 172 cm tall when you grow up.

Wednesday, 4 May 2011

Blogumuzun 1.Yildonumu kutlu olsun bebegimm!

Yazmadigim sure icinde hatirlanmaya deger pek cok sey oldu. Sen ilk Avrupa seyahatine ciktin. Ileride bir gun soyle diyeceksin" Ben Italya'ya ilk defa 2 yasimdayken, annem ve babamla gitmisim".Hatta cok dondurma yedigim icin yuzum gozum kizardi sisti de diyebilirsin yeri gelirse. Bologna, Venedik, Riccione ve Rimini guzergahinda guzel bir tatil gecirdik. Bol bol pizza yedik, gezdik, fotograf cektik, fotograf makinamizi denize dusurduk, sonra gittigimiz yerlere donduk tekrar fotograf cektik (baska bir makinayla tabiki), arkadaslarimizi( Aktekinler) gorduk, gulduk eglendik. Gordugumuz yerler icinde favorilerimiz renkli evleri, kanallari ve kopruleri, incik boncuklari ve dantelleri ile Murano ve Burano adalariydi. Bknz. Burano'da cekildigimiz aile fotografimiz;






Italya'dan donuste senin dogum gunu partin icin hazirlanmaya koyulduk. Tatil yorgunlugunun uzerine evin ve bahcenin temizligi, bitmek bilmeyen alisverisler, kek pisirmeler, yemekler, ickiler, misafirler derken babanla ben baya yorulduk. Ama degdi. Gunesli bir gunde, sen de, arkadaslarin da, bizler de cok eglendik. Yeni yasin tekrar kutlu olsun bitanem.





Derken William ve Kate' i de evlendirdik cok sukur. Belki bizim kiz onlarin ogluyla evlenir eheueheu seklinde kacinilmaz geyigimizi de yapmadan gecmedik tabi:)

Simdilik bu kadar yavru kusum.Tombik yanaklarindan opuyorum.XXX






Monday, 4 April 2011

Mothering Sunday UK


Sevgililer Gunu'nde sevgili olmak, Kadinlar Gunu'nde kadin olmak guzel....ama Anneler Gunu'nde anne olmak gibisi YOK!

Tuesday, 29 March 2011

Derken Isabelle ogle uykusundan uyanir. Atesi cok yuksektir. Ve o keyif ucar gider...benim Dunyam yine tepetaklak...

Monday, 28 March 2011

Bahar geldi, yeni bir isim var, planlarim programlarim var,gezmelere de gidicez yakinda, kizim da iki yasina giricek..oh keyif... laylaylom

Thursday, 24 March 2011

Gurur tablosu ve gozu yasli anne no 1

Bu sabah kreste yine duygu dolu anlar yasandi. Hayir bu kez aglamadim ( Not: gecen hafta sen anne beni birakma diye aglayinca ben de salya sumuk agladigim icin butun calisanlara ve diger annelere rezil oldum. Zar zor kendimi disari attiktan sonra biraz oyalanip pencereden iceriyi dikizledim. Sen gule oynaya dolaniyordun ortalarda! Eh Isabelle ne diyim sana. Annene duygusal eziyet etmeye utanmiyorsun hic degil mi! :) Buna ragmen ertesi gun sen yine agladin ve ben de yine gozyaslarima koyverdim. Elimde degil! ( salak miyim neyim) O gun kres muduresi Francis gun boyunca ajanlik edip gizli gizli senin fotograflarini cekmis. Hepsinde de keyfin yerinde masallah! Ve yine yakayi ele verdin kucuk cadi. ) Iste bu yuzden artik aglamiyorum seni okula birakirken.

Bugunku duygu selinin nedeni okul yetkililerinin bana senin yasina gore ne kadar akilli ve yetenekli oldugunu anlatmalariydi. Iste egitim hayatinin ilk gogus kabartan gurur ani buydu( Isabelle 23 aylik). O an kafamda kucuk bir zaman yolculuguna cikip senin Oxford'dan mezun oldugun gune gitmeye yeltendim itiraf ediyorum:) Bu arada Francis senin boya fircalarini ne kadar duzgun tuttugunu ve kendi sumuklerini nasil kendin sildigini anlatiyordu. Bir anne yavrusuyla ancak bu kadar gurur duyabilirdi!

Aman da benim kizim ne kadar akilliymiss, resimlerini nasil da ozene bezene yaparmiss, ogretmenlerini nasil da dinlermiss, her dediklerini yaparmiss... biraz da annesini babasini dinlese ne iyi olurdu aslinda!!!

Friday, 11 March 2011


Baharin gelmesini hic bu kadar sabirsizlikla beklemis miydim bilmiyorum. Nedense bu kis bana cok uzun geldi. Gecen haftasonu aldigim cicek fideleri bahceye ekilmek icin gunesli bir gun bekliyorlar. Yine gecenlerde aldigim Cath Kidston'in cicekli, kirazli desenleriyle bezenmis cantalar ve aksesuarlar, koyu renkli kislik giysilerime hic yakismiyorlar. Az once bahcede sabah kahvemi icerken bu yilin ilk arisinin vizirdayarak, vaktinden once acan ve belki de boylelikle benim bahar hevesine kapilmama neden olan birkac cicege istahla dalmasini izledim. Yukari ciktim ve parka gitmek icin hazirlandim. Simdiyse yagmur basladi. Ama bu sabah Japonya'daki depremle ilgili goruntuleri izledikten sonra Ingiltere'nin dengesiz havasina kizamiyorum bugun. Yine de gidiyoruz parka. Birazdan gunes acar belki kimbilir.

Tuesday, 1 March 2011

Gelgitli anne

Evet dun itibariyle minik kizim okula basladi. Pre-school aslinda. Yani anaokulu. Kendi deyimiyle "koool!":)
Diger bir deyisle Pazartesi, Sali ve Persembe gunleri, 9-12 arasinda, hayatimin anlami yok oldu.

Dun sabah seni okula biraktiktan sonra carsiya indim. Bir kafede oturdum kahve ictim, kek yedim, okuyamadigim haftasonu gazetelerini okudum. Sonra gonullu olarak calismaya basladigim yardim dernegine gittim. Is, guc, muhabbet, cay derken zaman su gibi akip gecti. Bir ara saate baktim nerdeyse 11:30 olmus. O an aklima sen dustun tabi. Bebegimi almam lazim okuldan diyerek bir hisimla ciktim dernekten. Cikarken de ancak giderim canim, daha gidip arabayi alicam, sonra okulun oraya gidicem park edicem falan diye dusunuyorum. Otopark'a gittim, arabayi calistirdim, saat 11:33:) , iki sokak ilerdeki okul otoparkina park ettim, saat 11:35. Hmmm daha 25 dk var eve gidip firini calistiriyim geri geldigimizde hazir olsun hemen yavru kusumun yemegini pisirelim, acikmistir simdi. Eve git, firini calistir, cik, arabaya bin, okula git. saat 11:45. Neyse 10 dk erken alsam nolur ki diye dusunurken pencereden iceri baktim. Butun cocuklar ve gorevliler yerde minderlerin uzerinde oturmuslar, bir kadin hikaye okuyor, herkes onu dinliyor. Derken seni gordum. Kitap okuyan kadinin kucaginda oturuyordun. Biraz kiskandim ne yalan soyliyim. Ama daha cok sasirdim. Sevindim de tabi. Belli ki rahatin iyi orda, mutlusun. Hikaye bitene kadar kapida bekledim, gizlice sizi izledim.
Bugun de seni biraktiktan sonra alisveris yaptim biraz. Salya sumuk hasta oldugum icin eve gelip biraz dinlenmeye karar verdim ve iste bunlari yaziyorum simdi. Bugun kararliyim tam 12 de gelicem seni almaya.
Ayrica su Marlow ne kadar kucucuk bir yer yaa:) Belki de yurumeliyim heryere! Eheueheue:) komik olma mummy...






Saturday, 19 February 2011

excuse to go shoe shopping! heyyooo:)

Looks like you have got your mummy's big clown feet my poor baby:( They have grown two sizes in a few months!


Monday, 14 February 2011

sevgili izzybelly


Yakinda krese basliyorsun. Bugun alistirma turlarinin ikincisini gerceklestirdik. Yorulana kadar oynadin. Arkadas bile edindin hemen. Ordaki teyzelere de iyi davrandin. Gayet mutlu gibisin orda. Haftada uc gun oglene kadar gideceksin simdilik. Ne cabuk buyuyorsun...Annenin koynundan boyle yavas yavas uzaklasacaksin degil mi:( Basbasa gecirdigimiz gunleri ozleyecek misin bilmem. Ben cok ozleyecegimi biliyorum.

Saturday, 12 February 2011

Disturbed

Etrafimda sinema sevmeyen insanlar var. Amaan isim mi yok diyenler. Ya da oylesine izleyip anlamayanlar, uzerine konusmaya bile luzum gormeyenler. Ben sinemaya yanliz gidiyorum artik. Bu zevkimi paylasicak kimsem yok malesef. Eskiden her hafta bir iki film izlerdim, simdi ayda yilda bir. Belki o yuzden cok etkileniyorum her izledigim filmden. Gecenlerde Turkiye'de izledigim bir komedi filminde bile agladim. Kucuk bir sahil kasabasinda geciyordu film. Orda yenilen yemekler, icilen rakilar, soylenen sarkilar, yasanan asklar, arkadasliklar bana hem yakin hem de cok uzakti artik. Beni aglatan buydu. Filmin ismini unuttum simdi.
Bugun soylendigine gore cok iyi bir romandan, cok da guzel uyarlanmis bir film izledim. Adi Never let me go. 12 yas siniri vardi ama ben senin 20 yasindan once izlemeni istemem! Cocukken baslayan ask ne kadar masum, saf. Ne kadar derine batan bir dikendir aslinda. Asil hikaye icin ise su anda tek aklima gelen kelime 'disturbing'. Annenin ici burum burum burkuldu bugun o filmi izlerken. Kitabi okumus olmayi isterdim.
Bundan sonra izleyecegim film Black Swan. Bakalim yine ne mazaret bulucak annen aglamak icin:)

Saturday, 5 February 2011

Quote of the Day

"You will never be happy if you continue to search for what happiness consists of. You will never live if you are looking for the meaning of life."

Saturday, 29 January 2011

Hamur isi

Eskiden ( gencken!), uzuntu ve kizginliklarimdan bol miktarda alkol tuketerek ve gozyaslarimda bogulmaya calisarak kurtulabilecegimi sanirdim. Tecrubelerle kanitlanmistir ki pek de iyi bir yontem degildir. Sabah uyandiginda o seni uzen seyi dusunememenin tek nedeni basindaki dayanilmaz agri ve kusma istegindir. Hele ki yaninda baskalari da varsa, seni uzen sey herneyse uzerine bir de kendini ele gune rezil etmis olmanin utanci eklenir. Kendine kizarsin, alkole lanet edersin, aglamaktan gozlerin siser, burnun tikanir, vs.

Son yillarda kesfettigim, daha dogrusu miras aldigim, yontem ise bu yan etkilerin hicbirini barindirmamakla beraber, birak seni rezil etmeyi cevrenden takdir gormeni bile saglayabilir, ustelik kendinle gurur bile duyabilirsin. Bunu mutlaka denemelisin. Evet acikliyorum, cozum: HAMUR! Hayir oyun hamuru degil. Kek, borek, ekmek, manti, cig borek.... aklina ne gelirse!

Mayali hamur icin, once mayayi ilik sutle karistirip beklet. Kabarciklar cikinca al onu una kat, icine derdini tasani da kat, yogur yogura bildigin kadar. Orta hararetli firinda pisir yarim saat. Bu arada cayini demle, sonra otur afiyetle indir mideye. Annanemin tabiriyle" Ooh dadindan yinmez!

Yeri gelmisken annanemi anlatiyim sana biraz. Benim tonton Anneannem(nam-i diger annane) dunyanin en iyi ahcilarina tas cikartir. Ama hamur islerinde ayri bir ustadir. Yasadiklarina bakinca buna sasmiyorum simdi. Galiba o da derdini tasasini hamurlara katmis yogurmus bunca yildir.
Kapidag'in tepelerinde kucuk bir koyde dogmus annanem. Daha kucucukken annesini kaybetmis. Daha bebek olan kucuk kiz kardesi, abisi ve savasta bir gozunu yitirmis olan babasinin bakimi da hep onun uzerine kalmis. Evlenip kasabaya yerlestiginde biraz rahat yuzu gorebilirmis ama dedemin annesi buna pek de izin vermemis uzun sure. Dedemle annanem birbirlerini cok ama cok sevmisler. Ama ne yazik ki dedem 50 yaslarindayken elveda dedi hayata, annaneme ve bizlere. Ardindan oglunu kaybetti annanem. Daha 30 lu yaslarindaydi dayim. Bana sorarsan dunyanin en buyuk acilarini yasamis olan annanemin sen kahkahalari gozyaslarina karisir hep. Durup dururken yanik sesiyle sarkilar soylemeye, ya da sevdigi bir sarki duydugunda sikir sikir oynamaya baslarsa sasirma.
Kaybettigi onca seye ragmen, hayati sever, yasamin her anindan keyif almaya calisir, gezip tozmayi, yemeyi icmeyi, hemen bir hamur yoguruvermeyi, bizi beslemeyi cok sever ve her yaptiginin icine biraz sevgi, biraz huzun katar. Gulerken altina kacirma dunya rekoru da kendisine aittir ayrica :)

Bence isin sirri hamurda! :)

Sen de annanem gibi hayat dolu ol bebegim. Senin adini o yuzden Ayse koydum. Iste benim canim annanem, tonton Aysem:

Saturday, 22 January 2011

my last day in good old istanbul. my darling istanbul. take care. be safe. i'll be missing you. as always.

Friday, 21 January 2011

arkadaş kazığı yemeye hiç ama hiç alışkın değilim.alışmaya da niyetim yok.hayallerimin yıkılmasına alışkınım.yalnızlığa da.dün çok sevdiğim bir arkadaşim farkında olmadan tam ihtiyacım olan sözleri söyledi. bana eski ben'in ne kadar güçlü ve umut dolu olduğunu hatırlattı. hayatı nasıl kucakladığını. uzun yıllar önce söylediğim o cümleyi hala hatırladığın için çok teşekkür ederim erhan. gerçek bir dostsun.

Çok özledim seni çok çok çok çok !!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Saturday, 15 January 2011

hmm hmm hmm

Nasil ayrilicam bebegimden:( Hava nasil acaba orda, dur bi bakiyim internetten. Saclarinin kokusunu da goturebilsem yanimda:( Bu sefer bavul tasimiycam diye inat ediyorsun, ne sigdiricaksin kucucuk cantaya. Birsey yemedi iki gundur, ishali de gecmezse doktora gostermek lazim. Manto kalin gelir, hirka ince gelir, deri ceketimi giysem annem kizar bu ne boyle duduk gibi diye:) Sut bile icmeden uyudu. Zayifladi sanki iki gundur:( Aman bi mont, bi kot, bi kazak al git iste. Simdiden ozledim kuzumu. Ya olur mu oyle ne giyicem bir hafta. Gittigime degse bari. Gozum arkada kalicak...

Monday, 10 January 2011

Isabelle's food diary:

yesterday she had a full portion of chips ! and made her daddy proud!
today she asked for " cheeeese!!! "and had loads! and made her daddy proud again!
One of her favourite new words novadays, is " Choco! "
Oh you are daddy's girl aren't you!