Thursday, 14 July 2011

A short article by Seth Godin

(No, mummy isn't aaalways thinking about you.She has other interests, too. Like professional ones. I read a bunch of marketing related articles everyday. Here is a good one).

Half life

We define half-life as the rate of radioactive decay. The half life is how long it takes half the material you have to decay. The half life of a substance might be a few seconds or a few years. Since Carbon 14 has a half-life of more than 5,000 years, it's easy for us to date how old something is.

Other things have half-lives as well.

The sales cycle of the typical popular book, for example, has a half-life of about two months After two months, the book will probably have made half of all the sales it will make in its entire lifetime. For an internet viral sensation, the half-life is probably closer to six hours, measured from the moment the traffic peaks.

Every once in a while, something in the media violates this rule. To Kill a Mockingbird, for example, has a half-life of perhaps fifty years.

The art is deciding whether or not your project has hit a natural peak or whether new investment and energy can boost it to a new energy level...

http://sethgodin.typepad.com/seths_blog/2011/07/half-life.html?utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+typepad%2Fsethsmainblog+%28Seth%27s+Blog%29

Wednesday, 6 July 2011

Big Dilemma


Gitmeli mii gitmemeli mii? Yoksa Ingiltere havasina hic guvenmemeli miii?
Gecen seneki camur banyosunun ardindan bir daha bu memlekette festivale giden top olsun gibi boyumdan buyuk laflar etmis olabilirim:) Ama festival vakti geldi mi iste can bu cekiyor.Bu yilki line up da agizlara layik. The Strokes, Pulp, Seasick Steve,Muse, Elbow benim favorilerim. Babanin Uni yillarindaki favori grubu olan Madness bile var (baya yaslilar tabi bunlar dogal olarak:)).

Tabi bu karar sana gun ve gece boyunca bakabilecek birilerini bulabilmemizle dogrudan alakali.

Tuesday, 5 July 2011

Gecmise mazi mi derler

Universite yillarinda bir gun, bir filmden etkilenerek olsa gerek, bir arkadasimla zaman kapsulu yapmistik. Bir kutunun icine o an bizim icin degerli olan birseyler, muhtemelen komik birseyler ve bir de ses kaydi koymustuk. Bu olayi hayal meyal hatirliyorum. Ama o kutuyu nereye gomdugumuzu hic hatirlamiyorum. Hatirlayamiyorum. 10 sene, belki 20 sene sonra o kutuyu bulup gulumseyerek maziyi hatirlayacagimizi hayal etmistik. Onun hayata genc yasta veda edecegini, benim de hafiza kaybina ugrayacagimi tahmin edememisiz. Yazik. 20 yasindaki Meric simdiki bana neler soylemisti acaba...

Saturday, 25 June 2011

Tatilin ardindan





17 gunluk Turkiye tatilimiz bir cirpida gecip gitti ve ben sana yine yagmurlu ve gri bir Marlow sabahindan sesleniyorum birtanem. Artik gelenek halini aldigi uzere yine memleketten sesleri getirdim yanimda. Hasret dolu, gurbetci yuregimi bu kez Sevval Sam'in Has Arabesk albumu ile besliyorum:) Babana ve sana kultur soku yasatmamak adina muzigin sesini olabildigince kisik tutuyorum.
Erdek'te gecirdigimiz huzur dolu gunlerin, Mudanya'daki raki baligin tadi damagimda kaldi. Istanbul ise agzimda buruk bir tad birakti bu kez. Yabanciydi sanki bana. Ama Istanbul'un bendeki yeri ayri. Bu sarki da O'na gelsin :)


Ardinda yine yasli gozler (nenni ve dede) biraktin yavru kusum. Guzel anilar ve guzel fotograflarla bu tatil de arsivlerimizde yerini aldi iste.



Birkac gun sonra seninle hic bilmedigimiz bir sehri kesfetmek uzere Bruksel'e dogru yola cikiyoruz. Watch this spot diyorum ve tombul yanaklarindan opuyorum. xxx

Sunday, 5 June 2011

darallardayim yine bebek

Isik hiziyla seyahat ne zaman mumkun olucak aceba? Butun gun bavul taplamalar, sabahin dordunde yollara dokulmeler, saatlerce kuyruklarda beklemeler, ucaktan in, taksiye bin, ordan in feribota bin, arabaya bin,vs bunlar ne zaman tarihe karisacak? Yeter artik! Omrum yollarda geciyor!

Friday, 3 June 2011

Arada isyan etsek de, popomuzu koyucak yer bulamasak da bazen, seviyoruz aslinda bu kargasayi, bu daginikligi bebegim.

On bahcede parkettigin uc tekerli bisikletini, cicek sulama kabini, scooterini, buzdolabinin kapaginda sergiledigin sanat eserlerini ve komik fotograflarini, annen yemek pisirirken ona yardim edebilmek icin mutfagin ortasina tasidigin sandalyeyi, kitaplarini, kucuk fincanlarini, caydanligini, tepsini, bize cay ve kek servisi yapmani, mutfaginda sahte yemekler pisirip onlari agzimiza tikmaya calismani.... saymakla bitmez sevdigimiz seyler.

Sevmedigimiz ( bizi deli eden) seyler arasinda ise sunlari sayabiliriz; salonun ortasindaki lego dagi, saatlerce arayip en olmadik yerlerde buldugumuz puzzle parcalari ya da oyuncak bebeginin corabi! Yatagimin basucunda kendi kitaplarim yerine Peppa Pig kitaplarini bulmam, kendi kitaplarimi genellikle basucumdaki diger seyler ile birlikte yatagimin altinda bulmam, cep telefonumu,anahtarlarimi ya da cuzdanimi bulamadigim icin bazi gunler gidecegim yerlere gec kalmam ve sonunda bunlarin oyuncak sepetinden ya da oyun evindeki firindan cikmalari!! ...gibi kucuk seyler iste bir tanem. Bakma sen sikayet etmemize muhim seyler degil bunlar. Hayatimizin tadi tuzu:)

xxx



Thursday, 2 June 2011

Aaaaaarrrrrrgggghhhhhhhhh!!!!!!!!!!

Kitaplar, dergiler, Dvd ler, Cd ler, fotograflar, kartpostallar, oyuncaklar, kirli camasirlar, temiz camasirlar, yine oyuncaklarrrr.....heryerde..heryerde!!
Bizim evimiz de sonunda o evlerden oldu!

Tuesday, 31 May 2011

Haftaya bugun Istanbul'dayiz heyyooo!!! Sonra bir hafta Erdek'teyiz heyyoooo!!!

Monday, 23 May 2011

The magic word

It didn't take you long to realise that you can get anything you want when you say 'please'."mummy choco...pleeeaaase". Little miss smarty pants. You know it just melts my heart.

Wednesday, 18 May 2011

icguveysinden hallice

Hastayim, usuyorum, sicak havalari ozledim, Istanbul'u ozledim, annemi, arkadaslarimi ozledim,uhuhuhu...

Sunday, 15 May 2011

Mummy is homesick :(
They say you will double your current height by the time you are an adult. Must measure you soon.

86 cm now . So you are supposed to be 172 cm tall when you grow up.

Wednesday, 4 May 2011

Blogumuzun 1.Yildonumu kutlu olsun bebegimm!

Yazmadigim sure icinde hatirlanmaya deger pek cok sey oldu. Sen ilk Avrupa seyahatine ciktin. Ileride bir gun soyle diyeceksin" Ben Italya'ya ilk defa 2 yasimdayken, annem ve babamla gitmisim".Hatta cok dondurma yedigim icin yuzum gozum kizardi sisti de diyebilirsin yeri gelirse. Bologna, Venedik, Riccione ve Rimini guzergahinda guzel bir tatil gecirdik. Bol bol pizza yedik, gezdik, fotograf cektik, fotograf makinamizi denize dusurduk, sonra gittigimiz yerlere donduk tekrar fotograf cektik (baska bir makinayla tabiki), arkadaslarimizi( Aktekinler) gorduk, gulduk eglendik. Gordugumuz yerler icinde favorilerimiz renkli evleri, kanallari ve kopruleri, incik boncuklari ve dantelleri ile Murano ve Burano adalariydi. Bknz. Burano'da cekildigimiz aile fotografimiz;






Italya'dan donuste senin dogum gunu partin icin hazirlanmaya koyulduk. Tatil yorgunlugunun uzerine evin ve bahcenin temizligi, bitmek bilmeyen alisverisler, kek pisirmeler, yemekler, ickiler, misafirler derken babanla ben baya yorulduk. Ama degdi. Gunesli bir gunde, sen de, arkadaslarin da, bizler de cok eglendik. Yeni yasin tekrar kutlu olsun bitanem.





Derken William ve Kate' i de evlendirdik cok sukur. Belki bizim kiz onlarin ogluyla evlenir eheueheu seklinde kacinilmaz geyigimizi de yapmadan gecmedik tabi:)

Simdilik bu kadar yavru kusum.Tombik yanaklarindan opuyorum.XXX