Wednesday, 1 September 2010

Grumpy Old Woman @ Festival

Ingiltere'de festival dedikleri seyin bir nevi eziyet oldugunu ( en azindan belli bir yas kitlesi icin!) yasayarak ogrendik gectigimiz haftasonu. Hayir yasimla ilgili kompleksim yok! Ama bu kadar da vurulmaz ki insanin yuzune yasliligi. 12 saat boyunca, dize kadar camurun icinde ayakta dur, dotun bir gidim yer gormesin, soguga ve yagmura diren, bir de bekledigin insanlar sahneye bir bucuk saat gecikmeyle cikip bir aciklama bile yapmasinlar. Ustelik Axl, pariltili ceketi, dobisko yanaklari ve Las Vegas barlarina yakisan goruntusuyle hey gidi gunler dedirtsin. Diger ulkelerdekileri bilmem ama Ingiltere'de festival 16-18 yasinda, kafasi cok cok guzel, birbirinden komik kostumleriyle 3 gun 3 gece camurun icinde yalinayak danseden genclige has bir eglence. Sahnedekiler "you are f...ing amazing" ya da "let's see your f..ing hands in the air" dediginde icinden "cik cik cik...agzini bozmana ne gerek var simdi canim" diye geciren, festivalde gecirdigi bir gunun ardindan sabah agrilar icinde inleyerek uyanan, canim onumuzdeki sene portatif taburelerden aliriz yanimiza(ya da BIR DAHA HIC GITMEYIZ! ) diyen azinlik icin degil elbette. Eric Clapton Royal Albert Hall 'da konser veriyormus ona mi gitsek?Rahat koltuklar, olaganustu guzel bir salon, sik giysiler, camura bulanmamis ayakkabilar, konforrrr...Yess! Yeess!

1 comment:

  1. Parkormanın yeşili olsa, çömsek oraya, kalkmasak ayağa...

    ReplyDelete