Friday, 17 September 2010

Alienation

Yaklasik dort bucuk senedir Ingiltere'de yasiyorum. Hala Turkiye'den her donusumde bir yabancilik hissi...Ucaktan iner iner inmez icimi titreten soguk...hosteslerin, pasaport memurunun sahte gulumsemeleri...hep ayni, ama yabanci. Sonra aniden ben de kendimi kibarca gulumserken, artik ezbere bildigim sorulara kisaca yanit verip, araya kucuk bir espiri sikistirirken bulurum ve yine gulumseyerek ve tesekkur ederek sorgumu tamamlarim. Tipki bir ingiliz gibi. Switch gerceklesmistir. Kapinin disinda bize gulumseyen takim elbiseli adam...evet kocam....senin baban...esyalari yukledigimiz araba... hah evet Nick in arabasi...artik yalniziz, biz ucumuz...Bu iki katli, bahceli ev... bizim evimiz. Takip eden gunlerde yorgunluk ve usume hissi (isi farkindan dolayi) olmazsa olmazdir.
Usuyorum. Bir gun buyudugunde" Benim annem Ingiltere'yi bir turlu sevemedi" diyeceksin. Senin annen iliman iklim insani yavrucagim. Butun bu millet gulen gunes maskesi takip dolassa benim icim bir gidim isinmaz.

No comments:

Post a Comment