Diger bir deyisle Pazartesi, Sali ve Persembe gunleri, 9-12 arasinda, hayatimin anlami yok oldu.
Dun sabah seni okula biraktiktan sonra carsiya indim. Bir kafede oturdum kahve ictim, kek yedim, okuyamadigim haftasonu gazetelerini okudum. Sonra gonullu olarak calismaya basladigim yardim dernegine gittim. Is, guc, muhabbet, cay derken zaman su gibi akip gecti. Bir ara saate baktim nerdeyse 11:30 olmus. O an aklima sen dustun tabi. Bebegimi almam lazim okuldan diyerek bir hisimla ciktim dernekten. Cikarken de ancak giderim canim, daha gidip arabayi alicam, sonra okulun oraya gidicem park edicem falan diye dusunuyorum. Otopark'a gittim, arabayi calistirdim, saat 11:33:) , iki sokak ilerdeki okul otoparkina park ettim, saat 11:35. Hmmm daha 25 dk var eve gidip firini calistiriyim geri geldigimizde hazir olsun hemen yavru kusumun yemegini pisirelim, acikmistir simdi. Eve git, firini calistir, cik, arabaya bin, okula git. saat 11:45. Neyse 10 dk erken alsam nolur ki diye dusunurken pencereden iceri baktim. Butun cocuklar ve gorevliler yerde minderlerin uzerinde oturmuslar, bir kadin hikaye okuyor, herkes onu dinliyor. Derken seni gordum. Kitap okuyan kadinin kucaginda oturuyordun. Biraz kiskandim ne yalan soyliyim. Ama daha cok sasirdim. Sevindim de tabi. Belli ki rahatin iyi orda, mutlusun. Hikaye bitene kadar kapida bekledim, gizlice sizi izledim.
Bugun de seni biraktiktan sonra alisveris yaptim biraz. Salya sumuk hasta oldugum icin eve gelip biraz dinlenmeye karar verdim ve iste bunlari yaziyorum simdi. Bugun kararliyim tam 12 de gelicem seni almaya.
Ayrica su Marlow ne kadar kucucuk bir yer yaa:) Belki de yurumeliyim heryere! Eheueheue:) komik olma mummy...
No comments:
Post a Comment