Tuesday, 19 July 2011

You are hard work Belle!

Long car journeys bring mummy and daddy a bit closer. I'll tell you why. Because you stubborn little witch scream for hours and hours in your car seat and we are the only two people on earth who can remind each other why we shouldn't stop in the middle of the motorway and dump you on the side of the road!!! Because we love you!!! And we know that you'll fall asleep eventually!!! ( and you'll look just like and angel when you do) Then we would just hold hands and seek for strength in each other...You are hard work Isabelle!! Yes you are. But we love you. Love you. Love you. Love you...

4 comments:

  1. Kanayan bir yaraya parmak basmışsınız. Taviz vermeme konusundaki kararlılığınızı çok takdir ettim. Taviz verince başa neler geliyor anlatayım: 2 hafta kadar önce Levent'i arabayla annemlere götürüyordum. Mesafe yaklaşık 20 km. Daha yolun yarısına gelmeden bizimki ortalığı yıkmaya başladı. Arabayı kenara çektim, kucağıma aldım sakinleştirdim. Yola devam ettik. Kısa bir mesafe sonra yeniden çıldırasıya ağlamaya başladı. Yine kenara çektim, kucağıma aldım sakinleştirdim. Yola devam ettik. Annemlere varmaya 300-400 m vardı ve bizimki ölesiye ağlıyordu. Dayanamadım yol üstündeki bakkalın önünde durdum. Levent'i kucağıma aldım, bakkalın içinde gezdirdim. Sakinleşince tekrar arabaya binmek üzere bakkaldan çıktık. Gerizekalı bakkal kapının önüne derin bir su gideri açmış ve üstünü hiçbirşeyle kapatmamış. Levent kucağımda ayağım çukura girdi. Onu düşürmemeyi başardım ama bileğim çok ağır bir şekilde burkuldu. Ben ağlıyorum, Levent ağlıyor. Levent'i etraftaki tanımadığım adamlar kucağına aldılar sakinleştirmeye çalışıyorlar, yerden kalkıp onu tutamıyorum. Çocuk için oldukça travmatik bir andı. Sonrasında bütün gece ağladı zaten. Ben de hastane, röntgen derken 2 hafta raporlu evde buldum kendimi, ne var ki bileğim hala düzelmiş değil...
    Herneyse, dediğim gibi, çok doğru yapıyorsunuz, bırakınız ağlasın. Herkes için en sağlıklı çözüm bu... (Londra'da bakkalların önünde çukurlar yoktur muhtemelen ama...)

    Selamlar.

    Ö.

    ReplyDelete
  2. Paylasiminiz icin cok tesekkurler. Ayaginiza cok uzuldum.Buyuk talihsizlik ama ayni zamanda annenizin evine yakin bir yerde olmasi da sans degil mi. O halde araba kullanamazdiniz. Londra'da bakkallarin onunde boyle birsey olmaz cunku boyle bir durumda dava edileceklerini ve yuklu para odeyeceklerini bilirler! Acimasiz ve soguk belki ama Turkiye'deki hosgorunun de getirdikleri malum iste. Gecmis olsun. O halde oglunuzla ilgilenmek de cok zor oluyordur tahmin edebiliyorum.
    Diger konuya gelince, inanin bazen cocugu egitmeye calismak ugruna akil sagligimi tehlikeye attigimi hissediyorum:) Sonra vazgeciyorum tabi ama esim biraz daha guclu bu konularda yazida da bahsettigim gibi ondan guc aliyorum cogu zaman.
    Kizim artik 2 yasinda ve agladigi zaman gercekten bir derdi mi var yoksa sikintidan, simarikliktan, uykusu geldigi icin vs mi agliyor anlayabiliyorum. Boylece dayanmasi daha kolay oluyor. Hepimize kolay gelsin diyorum. Sevgiler.x

    ReplyDelete
  3. Gurbette anne desteği olmaksızın -full koca desteği olsa dahi- bir bebeği 2 yaşına getirmek çok büyük bir iş. Zoru başarıyorsunuz, çok takdir ediyorum sizi.
    Geçmiş olsun dilekleriniz için çok teşekkürler, açıkçası tahmin ettiğimden daha güzel geçti raporluluk süreci, işe başladıktan sonra şöyle ayağımı uzatıp (mecazi anlamda olmasa da) dinlenme fırsatı buldum. Türk usulü ifade edecek olursak: "her işte bir hayır vardır":)
    Bir gün çocuğum olursa Avrupai yöntemlerle (yerine göre "acımasız ve soğuk") yetiştireceğime kendi kendime söz vermiştim, ancak bildiğin ana kuzusu yetiştirirken buldum kendimi.
    Mevzu çocuk büyütmek olunca anlatacak o kadar çok şey var ki.
    Önemli olan güzel anları unutmamak ve ona yıllar sonra da anlatabilmek sanırım. Bebekliğini "anne hadi bi daha anlat" diyerek anlatmamı isteyeceği günleri hayal edebiliyorum.

    Öyle işte. Dediğiniz gibi hepimize kolay gelsin. Sevgiler. :)

    ReplyDelete
  4. Ailelerden destek olmadan bebek buyutmek zor gercekten. Cok fedakarlik gerektiriyor. Ama dediginiz gibi yillar sonra bu gunleri gulumseyerek hatirlayacagiz ve emeklerimize degicek. Onlarin gulucukleri herseye deger.

    Meric x

    ReplyDelete